DOLAR 7,8999
EURO 9,3568
ALTIN 467,013
BIST 1314,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

Canlı Sistemin Yapısına Giren Organik Olmayan Moleküller

Canlı Sistemin Yapısına Giren Organik Olmayan Moleküller

Canlı Sistemin Yapısına Giren Organik Olmayan Moleküller
15.10.2019
136
A+
A-

Canlıda bulunan ve organik olmayan maddeler olarak su, karbondioksit, asitler, bazlar ve tuzlar sayılabilir.

Asitler suda çözündüğünde H+ çıkaran maddelerdir. Hidroklorik asit (HCl), Sülfirik asit (H2SO4) çok bilinen iki inorganik asittir. Karbonik asit (H2CO3), Asetik asit (Sirke asidi) (CH3COOH) ve daha önce sözü edilen yağ asitler, amino asitler vb. organik asitlerdir.

Bazlar ise suda çözündüklerinde hidroksil (-OH) veren maddelerdir. Sodyum hidroksit (NaOH) ve Amonyumhidroksit (NH4OH) çok bilinen iki inorganik bazdır.

Tuzlar ise bir asitle bir bazın birleşmesi ve aralarından bir suyun çıkması ile oluşan maddelerdir. Hepimizin bildiği yemek tuzu sodyum klorür (NaCl) en tanınmış tuzdur.

Mineraller ve Elektrolitler

mineraller, çok az miktarlarda ancak canlı için son derece gerekli inorganiklerdir.

Bir tuz ya da asit suda çözündüğü zaman kendilerini oluşturan iyonlara ayrılırlar. Bu yüklü tanecikleri taşıyan çözeltiler elektriği iletebilme özelliğine sahiptirler, bu nedenle de elektrolit olarak isimlendirilirler. Hücredeki önemli elektrolit iyonları olarak Sodyum (Na+), potasyum (K+), Kalsiyum (Ca+2), bikarbonat (HCO3 – ), Fosfat (PO4 -2), Magnezyum (Mg+2), Sülfat (SO4 -2), Klor (Cl- )’ü söyleyebiliriz. Birçok hücresel kontrol mekanizmalarında elektrolitler önemli fonksiyonları üstlenirler.

Su

İki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşan su molekülü görünüşte yapısal olarak çok basitmiş gibi algılanır. Ancak sudaki oksijen ve hidrojenin birbirleriyle yaptıkları kovalent bağlar onun kimyasal yapısına öyle bir özellik kazandırırlar ki, suyun olağan dışı özellikleri ortaya çıkar. Bu yapı sonucu yapısında oksijenin bulunduğu taraf biraz negatif, hidrojenin bulunduğu taraf ise biraz pozitif özellik gösterir. Buna polarize olma (kutuplaşma) deriz . Polar özellik göstermeyen moleküller diğer moleküllerle elekriksel etkileşime giremezler. İşte bu kutuplu yapı suyun kimyasal aktivitelerini ortaya çıkarır. Örneğin bir su molekülü bu yapı sayesinde dört başka su molekülü ile hidrojen bağları kurabilir. Buna suyun kohezyon gücü deriz.

Susuz yaşamın olamayacağını hepimiz biliriz. Genel olarak hücre ağırlığının yarıdan fazlasını su oluşturur. Hücrede gerçekleşen kimyasal reaksiyonların çoğu bu su ortamında meydana gelir.

Su birçok maddenin difüzyonunu ve hücre içinde taşınmasını sağlar.

Suyun en önemli özelliklerinden birisi de bir çok kimyasal için en iyi çözücü olmasıdır. Yukarıda belirtilen polar özelliği nedeniyle hem iyonik hem de iyonik olmayan, ancak polar maddeler için iyi bir çözücüdür. Bu şekilde birçok fiziksel ve kimyasal olayın hammaddesini oluşturan çözeltiler (eriyikler) ortaya çıkar.

Su eriyiklerin ortaya çıkmasını sağlamakla kalmaz, kendisi de birçok kimyasal reaksiyona katılır. Metabolizmanın sentez basamaklarında daha önceki bilgilerinizden de anımsayacağınız gibi monomerler arasından bir molekül su çıkışı ile polimerler; yıkım basamaklarında da bir molekül su girişi ile monomerler meydana gelir.

Canlılarda dokular ve sistemler arasında madde taşınımı (dolaşım) da su sayesinde olmaktadır.

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.